
Neptün bizi hayallerle birleştirirken, Plüton bizi en derin korkularımızla yüzleştirip oradan bir elmas gibi çıkmamızı sağlar. Astrolojide Plüton; ölüm ve yeniden doğumun, yeraltı dünyasının, gizli kalmış güçlerin ve radikal dönüşümlerin temsilcisidir. O, kozmik bir simyacıdır.
Plüton'un olduğu yerde yüzeysel değişimlere yer yoktur. O, temeli çürümüş olan her şeyi yıkar ve yerine çok daha güçlüsünü inşa eder. Tıpkı bir anka kuşu gibi, yanıp kül olmayı ve o küllerden çok daha görkemli bir şekilde doğmayı simgeler.
İçimizdeki en derin arzular ve kontrol etme dürtüsü Plüton ile ilgilidir. Kendi karanlığımızla yüzleşme cesareti gösterdiğimizde, Plüton bize manipülasyondan arınmış, saf ve yıkılmaz bir irade gücü bahşeder. O, ruhun "atom enerjisi"dir.
Görünenin ardındaki gerçeği bulma tutkusu Plüton'un alanıdır. Gizli kalmış sırlar, tabu konular ve psikolojinin en derin katmanları onun yönetimindedir. Plüton, ruhun en karanlık mağaralarına ışık tutan bir meşaledir.
Ezoterik gelenekte Plüton, Mars'ın bir üst oktavıdır; fiziksel savaşı ruhsal bir tekamül savaşına dönüştürür. ♇ sembolü, bir daire (ruh), bir kavis (ruhsal alıcı) ve altta bir haçtan (madde) oluşur. Bu, ruhun madde üzerindeki tam egemenliğini ve sonsuz döngüyü simgeler.
Plüton, Akrep ♏ burçlarının yöneticisidir ve Su elementinin en yoğun, en sabit ve en dönüştürücü formudur. Sitemizin 12 yıllık yolculuğunda yaşadığı her değişim ve her "yeniden doğum" süreci, Plüton'un bu sarsılmaz ve küllerinden doğan enerjisiyle mühürlenmiştir.
"Karanlığımdaki ışığı görüyor ve dönüşümün getirdiği gücü cesaretle kabul ediyorum. Her sonun yeni ve daha güçlü bir başlangıç olduğunu biliyorum. Eski olanı şifayla bırakıyor, hayatımı Plüton'un küllerinden doğan yenilmez enerjisiyle mühürlüyorum."